Neden bu başlık?

🇫🇷 Français 🇬🇧 English 🇮🇹 Italiano 🇹🇷 Türkçe

Bazı biçimlerin, bazı varlıkların, bazı yerlerin, bazı hayvanların sessizce ama ısrarla neden bana eşlik ettiğini anlamam zaman aldı.

Balina ve deniz papağanı bunlardan.

Bana bir sembol olarak, adlandırılmayı bekleyerek gelmediler.
Ama daha çok, hiç fotoğrafını çekmediğimiz ama içimizde sakladığımız bir akşam ışığı gibi.
O ışık haber vermeksizin geri gelir bazen. Nedenini bilmesek de hâlâ aydınlatmaya devam eder.

Balinada ağırbaşlı ve sakin bir şey var.
Okyanusları sessizce geçer, sanki güzergâhı ta baştan beri içine yazılmış gibi, hiç açıklama ihtiyacı duymadan — ama bilenlere bile, bir okyanus kıyısına vurmak nasip olur bazen.
Onda derinliği, içsel sessizliği, kendimize sakladığımız ama uzaklara taşıdığımız duyguların ağırlığını görüyorum — bazen kayboluşa kadar.

Deniz papağanı ise başka bir soluktan yaratılmış gibi.
Aynı anda hem sakar hem zarif, özgür, meraklı, şaşırtıcı. Sadık, inatçı bir şefkatle…
Okyanusları geçtikten sonra hep rüzgârın dövdüğü topraklarına geri döner.
O, gözlemleyen göz, tırmanan adım, çabadan sonra bile hâlâ keşfetmek isteyen yürek.

İşte bu ikisi bu yüzden bana eşlik ediyor.
Ve bu site onların biçimlerini bu yüzden ödünç alıyor.
Çünkü onlar aynı anda hem dışarıda hem içeride. Tıpkı benim gibi.

Laisser un commentaire

Close Menu